Araştırma ne diyor?
Çin'de yapılan yeni bir araştırma, sert ve otoriter yetiştirme tarzının çocuklarda depresyon ve şiddet eğilimli davranışlar riskini artırdığı sonucuna vardı. Bu sonuç, başka uzmanların uzun süredir gözlemlediği bir durumu doğruluyor. DW Türkçe'nin aktardığına göre mesele, ara sıra yaşanan bir öfke patlaması değil. Ebeveynin çocuk yetiştirme tarzına dönüşmüş sürekli bir baskı ve kontrol söz konusu.
Otoriter yetiştirme tarzı ne demek?
Köln Üniversite Hastanesi'nden çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı Stephan Bender, bu tarzla şiddet, disiplin ve kontrolün farklı biçimlerinin kastedildiğini söylüyor. Dayak ve fiziksel zorlama şiddetin yalnızca bir türü. İncitici eleştiriler, saldırgan dil, manipülasyon ve çocuktan sevginin esirgenmesi de psikolojik şiddet sayılıyor.
Çocuklarda neden depresyon riski artıyor?
Bender'e göre çocuk korkudan dolayı o an itaat ediyormuş gibi görünebilir, ancak bunun bir bedeli var. Şiddet içeren yetiştirme tarzı çaresizlik duygusunu güçlendiriyor ve bu da depresyon için önemli bir risk faktörü. Duyguları tekrar tekrar yok sayılan çocuklar kendilerini yeterli görmüyor. Psikolojide buna öz yeterlilik deniyor. Bender, sürekli aşırı sert bir eğitim anlayışının kronik bir travma anlamına geldiğini belirtiyor.
Kız ve erkek çocuklarında sonuçlar farklı mı?
Bender'in klinik deneyimine göre erkek çocuklar sıkıntıyı daha çok dışa vuruyor. Bu durum sosyal davranış bozukluklarına, hatta suça yönelmeye kadar varabiliyor. Kız çocukları ise sorunlarını daha çok içselleştiriyor. Özellikle ergenlikten itibaren duygusal sorunlar, depresyon, kaygı veya yeme bozuklukları görülebiliyor.
DNA'da iz bırakabilir mi?
Münster Üniversite Hastanesi'nden psikiyatrist Evelien van Assche, otoriter ebeveynliğin DNA'da da iz bırakabileceğine dair emareler buldu. Evde daha fazla şiddet ve baskı gördüğünü söyleyen gençlerde, kontrol grubuna göre DNA metilasyonunda daha büyük farklılıklar saptandı. Metilasyon, genlerin faaliyetini düzenleyen mekanizmalardan biri. Van Assche çalışmanın kesin kanıt sunmadığını, yalnızca önemli ipuçları verdiğini vurguluyor.
Ebeveynler ne yapabilir?
Van Assche'ye göre en önemli nokta, ebeveynlerin çocuklar için duygusal olarak erişilebilir olması. Çocukları dinlemek ve kaygılarını ciddiye almak gerekiyor. Kurallar ve sınırlar da önemli: beklentiler açık anlatılmalı, sınır aşıldığında uygun adımlar atılmalı. Temelde iyi bir ilişki varsa ara sıra yaşanan öfke patlamaları çok farklı değerlendiriliyor. Bender'in ekibi ise ebeveynlere yönelik eğitim programları geliştirmiş.
Sık sorulan sorular
Bir kez bağırmak çocuğa zarar verir mi?
Araştırmalarda söz konusu olan, ara sıra yaşanan öfke patlamaları değil, çocuk yetiştirme tarzına dönüşmüş sürekli baskı ve şiddet. Van Assche, temelde iyi bir ilişki varsa zaman zaman yaşanan öfkenin çok farklı değerlendirildiğini söylüyor.
Psikolojik şiddet neleri kapsıyor?
Bender'e göre incitici eleştiriler, saldırgan dil, manipülasyon ve çocuktan sevginin esirgenmesi psikolojik şiddet sayılıyor.
Bu araştırma DNA'daki etkiyi kesin olarak kanıtlıyor mu?
Hayır. Van Assche, çalışmanın kesin kanıt değil, önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor. Bulgular diğer araştırmalarla uyumlu.
Çocuklar için hangi yaklaşım öneriliyor?
Çocukları dinlemek, duygularını kabul etmek, açık kurallar ve sınırlar koymak ve sınır aşıldığında uygun adımlar atmak öneriliyor.





















