Başpiskopos Grünwidl başörtüsü yasağı hakkında ne dedi?
Başpiskopos Josef Grünwidl, genel bir başörtüsü yasağını din özgürlüğüne müdahale olarak değerlendirdi. 63 yaşındaki din adamı, Ö1 radyosunda Tarek Leitner'e verdiği söyleşide böyle bir yasağı dinin özgürce yaşanmasına engel olduğu için "yanlış yol" diye niteledi. Herkesin dinî aidiyetini seçmekte özgür olduğunu da vurguladı.
Göçmenlerle birlikte yaşam konusunda ne söyledi?
Grünwidl, Viyana'da göçmenler ve Müslümanlarla birlikte yaşam konusunda sorunların yaşandığı okullar, semtler ve ilçeler olduğunu kabul etti. Çözümün eğitim ve diyalogdan geçtiğini söyledi. Kentte yaşayan insanların Avusturya vatandaşı olmasını ve kendilerine değer verildiğini hissetmesini istediklerini belirtti. Farklı inançlardan insanların ortak yönlerinin öne çıkarılması gerektiğini de ekledi.
Aile birleşimi kısıtlamasına neden itiraz etti?
Başpiskopos, göçmenlerin yakınlarını Avusturya'ya getirmesine yönelik imkânın 6 binden 300'e düşürülmesini eleştirdi. Ailelerin, tek başına yaşayan kişilere göre topluma daha kolay uyum sağladığını savundu. Aile hayatı hakkının bir insan hakkı olduğunu hatırlattı. Düzenlemeyi siyasetin göç alanındaki sorunlara çözüm arayışının bir parçası olarak gördüğünü, ancak aileleri ayırmanın entegrasyonu iyileştireceğine inanmadığını söyledi.
Viyana'da yaşayanlar için ne anlama geliyor?
Bu açıklama bir yasa ya da resmî karar değil, Katolik Kilisesi'nin Viyana'daki yeni başpiskoposunun görüşüdür. Başörtüsü takan kadınları, aile birleşimi bekleyen aileleri ve Viyana'daki Müslüman toplumu yakından ilgilendiren iki konuya kilise tarafından da dikkat çekilmiş oldu. Kaynak, yeni bir yasa takvimi ya da başvuru süreci vermiyor; bu konuda yeni bir bilgi henüz açıklanmadı.
Söyleşide başka hangi konular vardı?
Grünwidl, Azizler Yortusu'nu bir "umut bayramı" olarak niteledi ve toplumda umut boyutunun eksik olduğunu söyledi. Kilisenin başlıca görevinin insanlara cesaret ve umut vermek olduğunu belirtti. Barış konusunda "Şiddet içeren hiçbir müdahale barış getirmez" dedi. Kardinallik beklentisi olmadığını da söyledi. Yardımlı intihar konusunda ise vicdan vurgusu yaptı.




















