Viyana ile Türkler arasındaki ilişki 16. yüzyılda Osmanlı-Habsburg rekabetiyle başladı; iki kuşatma, uzun savaşlar ve aynı zamanda elçilikler, ticaret ve kültürel etkileşimle sürdü. 15 Mayıs 1964’te imzalanan işçi alım anlaşmasıyla bu ilişki yeni bir döneme girdi: bugün Viyana, Avusturya’daki Türkiye kökenli insanların en büyük bölümüne ev sahipliği yapıyor.
Bu yazıda olayları kronolojik sırayla anlatıyor, popüler efsaneleri belgelerle karşılaştırıyor ve bugünkü topluluğu resmî verilerle tanıtıyoruz. Kuşatmaların askerî ayrıntıları sitemizde ayrı yazılarda ele alınıyor.
Önemli tarihler tablosu
| Tarih | Olay |
|---|---|
| 1526 | Mohaç Muharebesi; Macaristan’ın büyük bölümü Osmanlı etkisine girer, Habsburglar Macar tahtına talip olur |
| Eylül–Ekim 1529 | Kanuni Sultan Süleyman’ın Birinci Viyana Kuşatması |
| 1554–1562 | Habsburg elçisi Ogier Ghislain de Busbecq İstanbul’da |
| 1606 | Zsitvatorok Barışı |
| Temmuz–Eylül 1683 | İkinci Viyana Kuşatması; 12 Eylül’de Kahlenberg Muharebesi |
| 1685 | Viyana’da ilk belgelenmiş kahve imtiyazı (Johannes Diodato) |
| 1699 | Karlofça Antlaşması |
| 1711 | Ganimet toplarından dökülen ilk Pummerin çanı |
| 1718 | Pasarofça Antlaşması |
| 1739 | Belgrad Antlaşması |
| 1791 | Ziştovi Antlaşması; son Osmanlı-Habsburg savaşının sonu |
| 1914–1918 | Birinci Dünya Savaşı’nda müttefiklik |
| 15 Mayıs 1964 | Avusturya-Türkiye işçi alım anlaşması (Anwerbeabkommen) |
| 1973/74 | Petrol krizi sonrası işçi alımının sınırlanması |
| 1 Ocak 2025 | Avusturya’da 124.800 Türk vatandaşı (Statistik Austria) |
16. yüzyıl: İki imparatorluğun karşılaşması
1526 Mohaç Muharebesi’nde Macar kralı II. Lajos öldü. Habsburg arşidükü Ferdinand Macar tahtına talip oldu; Osmanlılar ise rakip aday Zápolya János’u destekledi. Böylece Osmanlı ve Habsburg sınırları doğrudan karşı karşıya geldi ve Viyana ön cephe şehri hâline geldi.
Kanuni Sultan Süleyman 1529’da Viyana’yı kuşattı. Şehir küçük bir garnizonla direndi; yağmurlar, uzun ikmal hatları ve yaklaşan kış Osmanlı ordusunu Ekim ortasında geri çekilmeye zorladı. Kuşatmanın ardından Viyana İtalyan tipi burçlarla yeniden tahkim edildi; bu surlar 1857’ye kadar şehrin görünümünü belirledi.
Elçilikler, barışlar ve kültürel etkileşim
Savaşlar kadar diplomasi de bu ilişkinin parçasıydı. Habsburg elçisi Ogier Ghislain de Busbecq 1554–1562 arasında İstanbul’da bulundu. “Türk Mektupları” (Legationis Turcicae epistolae) Avrupa’da Osmanlı dünyası hakkında en çok okunan kaynaklardan biri oldu. Lale ve leylağın Orta Avrupa’ya yayılmasında Busbecq ve Viyana’daki botanikçi Carolus Clusius’un rolü sıkça anılır; ancak kimin ilk getirdiği tarihçiler arasında tartışmalıdır.
Barış antlaşmalarından sonra büyük elçilik heyetleri karşılıklı olarak gönderildi. Bu heyetler yüzlerce kişiden oluşur, aylarca sürer ve iki sarayın gücünü gösteren törenlerle karşılanırdı. Osmanlı elçilerinin Viyana izlenimlerini anlatan elçi raporları (sefaretnameler) bugün önemli tarih kaynaklarıdır. 1754’te Maria Theresia’nın kurduğu Doğu Dilleri Akademisi (Orientalische Akademie), diplomatlara Türkçe, Arapça ve Farsça öğretti; bugünkü Diplomatische Akademie Wien bu kurumun devamıdır.
Viyanalı oryantalist Joseph von Hammer-Purgstall, 1827–1835 arasında yayımlanan 10 ciltlik “Osmanlı Devleti Tarihi” (Geschichte des Osmanischen Reiches) ile Avrupa Osmanlı tarihçiliğinin öncülerinden oldu. Bu eser Türkçeye de çevrildi.
1683: İkinci kuşatma ve sonrası
Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu 14 Temmuz 1683’te Viyana önüne geldi. Kont Ernst Rüdiger von Starhemberg şehri iki ay savundu. 12 Eylül 1683’te Polonya kralı III. Jan Sobieski ve Lorraine dükü Karl komutasındaki kurtarma ordusu Kahlenberg’den inerek Osmanlı ordusunu yendi. Kara Mustafa Paşa aynı yıl Belgrad’da idam edildi.
Bu yenilgi, Osmanlı’nın Orta Avrupa’dan geri çekilmesinin başlangıcı oldu. 1699 Karlofça Antlaşması ile Macaristan’ın büyük bölümü Habsburglara geçti. Sonraki savaşlar 1718 Pasarofça, 1739 Belgrad ve 1791 Ziştovi antlaşmalarıyla sona erdi. Ziştovi’den sonra iki imparatorluk bir daha birbiriyle savaşmadı.
Kahve ve kruvasan: Efsane mi, gerçek mi?
Viyana’da en çok anlatılan hikâye şudur: Georg Franz Kolschitzky (Kulczycki) 1683 kuşatmasında düşman hatlarından geçerek kurtarma ordusuna haber götürdü; ödül olarak Osmanlı ordugâhında kalan kahve çuvallarını aldı ve Viyana’nın ilk kahvehanesini açtı. Viyana’nın 4. Bezirk’inde onun adını taşıyan bir sokak (Kolschitzkygasse) ve bir heykel bulunur.
Belgelerin söylediği farklıdır. Kolschitzky’nin kuşatma sırasında haberci olarak görev yaptığı doğrudur. Ancak Wien Geschichte Wiki’ye göre Viyana’da kahve satma ayrıcalığını alan ilk kişi Ermeni tüccar Johannes Diodato’dur (Johannes Deodat). Diodato 17 Ocak 1685’te kahveyi halka sunma imtiyazını aldı; ilk kahvehane Haarmarkt’taki evinde (bugünkü Rotenturmstraße 14) bulunuyordu. Tarihçi Karl Teply, Kolschitzky efsanesini 1980’deki çalışmasıyla çürüttü. Kolschitzky’nin kahvehane ile ilişkisi ancak daha sonra kanıt olmadan büyütülmüş bir hikâyedir.
| İddia | Değerlendirme |
|---|---|
| Kolschitzky 1683’te haberci olarak düşman hatlarını geçti | Belgelerle doğrulanıyor |
| Viyana’nın ilk kahvehanesini Kolschitzky açtı | Efsane; ilk belgeli imtiyaz Diodato’ya ait (1685) |
| Kahveyi Viyana’ya Osmanlılar getirdi | Kısmen doğru; kahve Osmanlı dünyası üzerinden Avrupa’ya yayıldı, ancak 1683’ten önce de tanınıyordu |
| Kruvasan (Kipferl) Türk hilalinden esinlenip 1683’te icat edildi | Efsane; hilal biçimli Kipferl daha önce de biliniyordu |
| Kahvehane kültürü UNESCO listesinde | Kısmen doğru; Viyana kahvehane kültürü 10 Kasım 2011’de Avusturya UNESCO Komisyonu’nun ulusal somut olmayan kültürel miras listesine alındı (uluslararası UNESCO listesinde değil) |
Kruvasan efsanesi de benzerdir: Kuşatma sırasında gece çalışan fırıncıların Osmanlı tünellerini fark ettiği ve zafer anısına hilal biçiminde ekmek yaptığı anlatılır. Oysa Kipferl adlı hilal biçimli pastalar daha erken dönemlerden bilinir. Bugünkü kat kat yağlı Fransız kruvasanının ise 19. yüzyılda Paris’te Avusturyalı August Zang’ın açtığı Viyana usulü fırınla (Boulangerie Viennoise, 1830’lar sonu) yaygınlaştığı kabul edilir. Fransa’da bu tür hamur işlerine hâlâ “viennoiserie” denmesi buradan gelir.
Viyana’daki Türk mirası
Kuşatmaların izleri bugün de şehrin birçok yerinde görülür:
- Türkenschanze ve Türkenschanzpark (18. Bezirk): Adını 1683’te bu tepedeki Osmanlı mevzilerinden alır. Park 1888’de açıldı.
- Pummerin: Stephansdom’un ilk büyük çanı 1711’de, 1683’te ele geçirilen Osmanlı toplarının bronzu kullanılarak Johann Achamer tarafından döküldü. Bu çan 1945’teki yangında düştü ve parçalandı. Bugünkü Pummerin 1951’de St. Florian’da, eski çanın kalıntıları da kullanılarak yeniden döküldü ve 1952’de katedrale getirildi.
- Stephansdom’daki top güllesi: Katedralin duvarlarında kuşatmayı hatırlatan bir gülle ve “1683” kitabesi bulunur.
- Wien Museum ve Heeresgeschichtliches Museum: Osmanlı çadırları, sancaklar ve silahlar gibi ganimetleri sergiler.
- Kahlenberg: Kurtarma ordusunun indiği tepe; Polonya’nın anma yeridir.
- Sokak ve yer adları: Türkenstraße (9. Bezirk), Kolschitzkygasse (4. Bezirk) ve Starhemberg’in anıldığı yerler.
Bu miras uzun süre “Türk düşmanı” anlatısıyla anıldı; 1883 ve 1933’teki yıldönümleri milliyetçi tonlu törenlerle kutlandı. Bugün Wien Museum gibi kurumlar bu tarihi daha dengeli ve çok yönlü anlatmaya çalışıyor.
19. yüzyıl ve Birinci Dünya Savaşı: Rakiplikten müttefikliğe
19. yüzyılda iki imparatorluk da milliyetçilik ve modernleşmeyle uğraşıyordu. Balkanlar’da çıkarlar çatışsa da ilişki diplomasi üzerinden yürüdü. 1878 Berlin Kongresi’nden sonra Avusturya-Macaristan, Osmanlı’ya bağlı Bosna-Hersek’i yönetmeye başladı ve 1908’de ilhak etti; bu Osmanlı’da protestolara ve Avusturya mallarına boykota yol açtı. Viyana aynı dönemde Osmanlı aydınları ve öğrencileri için bir eğitim ve tıp şehriydi.
Birinci Dünya Savaşı’nda Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluğu Almanya ile birlikte İttifak Devletleri saflarında savaştı. Avusturya-Macaristan topçu birlikleri Çanakkale cephesine de gönderildi. Her iki imparatorluk 1918’de dağıldı; Avusturya 1918’de, Türkiye 1923’te cumhuriyet oldu.
Cumhuriyet döneminde de bağlar sürdü. Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi binası ve bakanlık yapıları gibi önemli projeleri tasarladı; Nazi döneminde Türkiye’de kaldı. 1933’ten sonra Avusturya ve Almanya’dan kaçan bazı akademisyenler de Türk üniversitelerinde çalıştı.
15 Mayıs 1964: İşçi alım anlaşması
1960’larda Avusturya ekonomisi hızla büyüyordu ve işgücü açığı vardı. 1961’deki Raab-Olah anlaşmasıyla sosyal ortaklar yabancı işçi alımı için kontenjan sistemi kurdu. Avusturya 1962’de İspanya ile, 15 Mayıs 1964’te Türkiye ile ve 1966’da Yugoslavya ile işçi alım anlaşması (Anwerbeabkommen) imzaladı.
Anlaşmaya göre Avusturya Ticaret Odası’nın (Bundeskammer) İstanbul’da açtığı alım bürosu işçileri seçiyor, sağlık kontrolünden geçiriyor ve özel trenlerle Avusturya’ya gönderiyordu. Sistem “misafir işçi” (Gastarbeiter) fikrine dayanıyordu: işçilerin bir süre çalışıp dönmesi, yerlerine yenilerinin gelmesi (rotasyon ilkesi) bekleniyordu. Gelen işçiler inşaat, tekstil, metal sanayisi ve hizmet sektöründe çalıştı.
İlk kuşak, aile birleşimi ve kalıcı yerleşim
İlk kuşak işçiler genellikle iş yerine yakın barakalarda, işveren yurtlarında ya da eski ve kötü durumdaki kiralık evlerde yaşadı. Viyana’da 10., 15., 16., 17. ve 20. Bezirk’ler gibi işçi mahalleleri zamanla Türk toplumunun merkezleri oldu.
1973 petrol krizinden sonra ekonomik durgunluk nedeniyle işçi alımı büyük ölçüde durduruldu; 1975’te Yabancı İstihdamı Yasası (Ausländerbeschäftigungsgesetz) çıkarıldı. Ancak birçok işçi geri dönmedi. Aksine aileler Avusturya’ya getirildi ve aile birleşimi (Familienzusammenführung) göçün ana yolu hâline geldi. Çocuklar Avusturya’da okula gitti, ikinci ve üçüncü kuşak burada büyüdü. “Misafir” kavramı yerini kalıcı yerleşime bıraktı.
Türk vatandaşlarının belediye konutlarına (Gemeindebau) erişimi uzun süre kısıtlıydı; uzun süreli oturum izni sahipleri için bu erişim, AB’nin 2003 tarihli uzun süreli ikamet yönergesine (2003/109/AT) uyum sürecinde 2000’lerde açıldı. 1980’lerden sonra Türkiye’den siyasi nedenlerle gelenler, özellikle Kürt kökenli göçmenler de topluluğun çeşitliliğine katkıda bulundu. 2014’te anlaşmanın 50. yılı Viyana’da sergiler ve etkinliklerle anıldı.
Bugünkü Türkiye kökenli nüfus
Statistik Austria’nın “Migration & Integration 2025” istatistik yıllığına göre 1 Ocak 2025 itibarıyla Avusturya’da 124.800 Türk vatandaşı yaşıyor. Türk vatandaşları Alman (239.500) ve Romen (155.700) vatandaşlarından sonra üçüncü büyük yabancı uyruklu gruptur. Avusturya Entegrasyon Fonu’nun (ÖIF) ülke bilgi notuna göre 1 Ocak 2024’te Avusturya’daki 124.068 Türk vatandaşının yüzde 37,7’si Viyana’da yaşıyordu; bu da yaklaşık 46.800 kişiye karşılık gelir.
Bu rakamlar yalnızca Türk vatandaşlığını taşıyanları gösterir. Avusturya vatandaşlığına geçmiş olanlar ve Avusturya’da doğan ikinci-üçüncü kuşak dâhil edildiğinde Türkiye kökenli insanların sayısı çok daha yüksektir. Avusturya kural olarak çifte vatandaşlığa izin vermediği için birçok kişi Avusturya vatandaşlığına geçerken Türk vatandaşlığından çıkmıştır. ORF’nin aktardığı verilere göre 2025’te Avusturya’da yaşayan ve vatandaşlığa geçen yaklaşık 15.500 kişiden yaklaşık 1.600’ü önceden Türk vatandaşıydı.
| Gösterge | Değer | Kaynak, tarih |
|---|---|---|
| Avusturya’daki Türk vatandaşları | 124.800 | Statistik Austria, 1.1.2025 |
| Avusturya’daki Türk vatandaşları | 124.068 | ÖIF, 1.1.2024 |
| Türk vatandaşlarının Viyana’da yaşayan payı | %37,7 | ÖIF, 1.1.2024 |
| 2025’te vatandaşlığa geçen eski Türk vatandaşları | yaklaşık 1.600 | Statistik Austria / ORF |
Türkiye doğumlu kişilerin ve Türkiye kökenli göç geçmişine sahip toplam nüfusun güncel sayısını Statistik Austria’nın “doğum ülkesine göre nüfus” tablolarından takip edebilirsiniz; bu yazıda doğrulanmış güncel bir rakam bulamadığımız için vermiyoruz.
Viyana’daki Türk kurumları
Türkiye kökenli Viyanalılar zamanla geniş bir kurum ağı oluşturdu. Başlıcaları:
- Diplomatik temsilcilikler: Türkiye Cumhuriyeti Viyana Büyükelçiliği ve Viyana Başkonsolosluğu; ayrıca Yunus Emre Enstitüsü Viyana.
- Dinî kurumlar: Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ), 1979’dan beri İslam’ı resmî olarak temsil eder (İslam 1912 İslam Yasası ile tanınmıştı; yasa 2015’te yenilendi). ATİB, İslam Federasyonu ve diğer dernekler camiler işletir.
- Dernekler ve meslek örgütleri: kültür dernekleri, spor kulüpleri, öğrenci ve iş insanları dernekleri.
- Medya: Türkçe gazeteler, dergiler, radyo programları ve dijital yayınlar.
- Eğitim: Avusturya okullarında Türkçe ana dil dersi (muttersprachlicher Unterricht) verilir.
Ekonomik katkı
İlk kuşak Avusturya’nın büyüme döneminde inşaat, sanayi ve temizlik gibi sektörlerde işgücü açığını kapattı. Sonraki kuşaklarda kendi işini kuranların sayısı arttı: market, fırın, restoran, kuaför, inşaat, nakliye ve seyahat işletmelerinin yanı sıra hukuk, tıp, bilişim ve medya alanlarında da Türkiye kökenli girişimciler var. Brunnenmarkt (16. Bezirk) ve Viktor-Adler-Markt (10. Bezirk) gibi pazarlar bu dönüşümün en görünür örnekleridir. Türkiye kökenli girişimcilerin toplam sayısına veya ekonomik katkısına dair güncel ve resmî bir rakam doğrulanamadığı için burada sayı vermiyoruz.
Kamuya açık tanınmış Türkiye kökenli Avusturyalılar
- Alev Korun: Türkiye doğumlu, 2008–2017 arasında Yeşiller’den Avusturya Millî Meclisi milletvekili.
- Efgani Dönmez: Türkiye doğumlu siyasetçi; Federal Meclis (Bundesrat) ve Millî Meclis’te görev yaptı.
- Ümit Korkmaz: Viyana doğumlu futbolcu; Rapid Wien’de oynadı ve Avusturya milli takımıyla EURO 2008’de forma giydi.
- Yusuf Demir: Viyana doğumlu futbolcu; Rapid Wien altyapısından yetişti, Avusturya milli takımında oynadı.
Listeyi yalnızca kamuya açık rollerde bulunmuş ve bilgileri doğrulanabilen kişilerle sınırlı tuttuk.
Türkiye ile Avusturya arasındaki güncel bağlar
Türkiye ile Avusturya arasında yoğun ticaret ve turizm ilişkileri bulunur; Türkiye Avusturyalılar için en sevilen yaz tatili ülkelerinden biridir ve Viyana ile İstanbul, Ankara, Antalya ve diğer şehirler arasında doğrudan uçuşlar vardır. Güncel dış ticaret hacmi ve turist sayıları için Statistik Austria’nın dış ticaret verilerine ve WKO’nun Türkiye ülke profiline bakmanızı öneririz; bu yazının hazırlandığı tarihte doğruladığımız güncel bir rakam olmadığı için sayı vermiyoruz.
Sık sorulan sorular
Avusturya ile Türkiye işçi anlaşması ne zaman imzalandı?
15 Mayıs 1964’te. Avusturya daha önce 1962’de İspanya ile, sonra 1966’da Yugoslavya ile benzer anlaşmalar imzaladı.
Viyana’nın ilk kahvehanesini Kolschitzky mi açtı?
Hayır. Belgelere göre ilk kahve imtiyazını 1685’te Ermeni tüccar Johannes Diodato aldı. Kolschitzky’nin 1683’teki haberci rolü gerçek, kahvehane hikâyesi ise efsanedir.
Avusturya’da kaç Türk vatandaşı yaşıyor?
Statistik Austria’ya göre 1 Ocak 2025’te 124.800. ÖIF’e göre 2024’te Türk vatandaşlarının yüzde 37,7’si Viyana’da yaşıyordu. Avusturya vatandaşlığına geçmiş Türkiye kökenliler bu sayıya dâhil değildir.
Pummerin çanının Türklerle ne ilgisi var?
İlk Pummerin 1711’de 1683 kuşatmasında ele geçirilen Osmanlı toplarının bronzundan döküldü. 1945’te yıkılan çan 1951’de yeniden döküldü.
Türkenschanzpark’ın adı nereden geliyor?
1683 kuşatmasında Osmanlı ordusunun bu tepede kurduğu mevzilerden (Schanze). Park 1888’de açıldı.
Kaynaklar
- Wien Geschichte Wiki – Erste Türkenbelagerung
- Wien Geschichte Wiki – Zweite Türkenbelagerung
- Wien Geschichte Wiki – Kaffeehaus (Diodato, Kolschitzky-Legende)
- Wien Geschichte Wiki – Kolschitzkygasse
- Wien Geschichte Wiki – Pummerin
- Wien Geschichte Wiki – Türkenschanzpark
- Statistik Austria – Migration & Integration 2025 (statistisches Jahrbuch)
- Statistik Austria – Jahrbuch Migration & Integration 2025 (PDF)
- Österreichischer Integrationsfonds – Länder-Factsheet Türkei
- ORF – 2025 wurden rund 25.000 Menschen eingebürgert
- Wien Museum
- Österreichische UNESCO-Kommission – Wiener Kaffeehauskultur
- Encyclopaedia Britannica – Ottoman Empire




















